A
Admin
Yönetici
Yönetici
Hayat Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Melike Yücel, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde hızla artış gösteren yeme bozukluğu anoreksiya nervoza hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yeme bozukluklarının hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı tehdit ettiğini belirten Yücel, toplumda bu rahatsızlığın yeterince ciddiye alınmadığını söyledi. Anoreksiya Nervoza Sadece Kilo Kaybı Değil, Psikolojik Bir Alarm Uzman Klinik Psikolog Melike Yücel’e göre, anoreksiya nervoza yalnızca zayıflama isteğiyle açıklanamaz. Bu rahatsızlık, bireyin beden algısında ciddi bozulmalara yol açan psikolojik bir durum. Yücel, hastalığın en belirgin özelliklerinin anormal kilo kaybı, yoğun kilo alma korkusu ve bozulmuş beden imajı olduğunu vurguladı. Anoreksiya hastalarının, çok zayıf olmalarına rağmen kendilerini şişman hissettiklerini belirten Yücel, bu kişilerin katı diyetlere başvurduğunu, yoğun egzersiz yaptığını veya yedikten sonra kusma gibi zararlı davranışlar sergileyebildiğini ifade etti. Genç Kadınlar Risk Altında Anoreksiya nervozanın her yaşta ve cinsiyette görülebileceğini dile getiren Yücel, ancak bu bozukluğun en sık ergenlik dönemindeki genç kadınlarda ortaya çıktığını söyledi. Bu dönemin hem beden algısının şekillendiği hem de sosyal baskıların en yoğun hissedildiği zaman dilimi olduğuna dikkat çeken Yücel, sosyal medyanın, moda dünyasının ve toplumsal beklentilerin genç bireyler üzerindeki etkisine değindi. Anoreksiyanın Nedenleri Çok Katmanlı Rahatsızlığın ortaya çıkışında tek bir sebep bulunmadığını belirten Yücel, genetik yatkınlık, kişilik özellikleri, aile yapısı, sosyal çevre ve geçmişte yaşanan travmaların önemli rol oynadığını söyledi. Mükemmeliyetçi yapıya sahip, düşük benlik saygısı taşıyan ve katı düşünce kalıplarına sahip bireylerin risk altında olduğunu vurgulayan Yücel, özellikle sosyal medyada karşılaşılan filtreli ve kurgulanmış görüntülerin, gençler üzerinde gerçek dışı bir beden algısı oluşturduğunu ifade etti. Belirtilere Dikkat Edilmeli Anoreksiya nervozanın erken fark edilmesinin hayati öneme sahip olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Yücel, hastalığın bazı belirtilerle kendini gösterebileceğini söyledi. Kilo kaybı, yemek yeme alışkanlıklarında değişim, kalorilere karşı aşırı hassasiyet, sık tartılma, sosyal ortamlardan kaçınma, aşırı egzersiz yapma gibi davranışlar anoreksiya nervozanın işaretleri olabilir. Ayrıca adet düzensizlikleri, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, mide problemleri, sürekli üşüme hissi ve depresyon gibi fiziksel ve psikolojik belirtiler de gözlemlenebilir. Tedavi Süreci Çok Disiplinli Yaklaşım Gerektiriyor Yeme bozukluklarının yalnızca fiziksel bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yücel, anoreksiya tedavisinin sadece kilo alımına değil, kişinin yemek ve beden algısıyla ilgili düşünce ve davranışlarının değiştirilmesine odaklandığını söyledi. Bu sürecin doktor, psikolog, diyetisyen ve ailenin birlikte çalışmasıyla yürütülmesi gerektiğini belirten Yücel, özellikle ergenlerde aile temelli terapilerin, yetişkinlerde ise bilişsel davranışçı terapilerin etkili olduğunu ifade etti. Gerekli durumlarda psikiyatrik ilaçların da tedaviye eşlik edebileceğini sözlerine ekledi. Toplumsal Farkındalık En Etkili Koruma Melike Yücel, yeme bozukluklarının önlenmesinde toplumsal farkındalık çalışmalarının kritik rol oynadığını belirterek, ailelere de önemli sorumluluklar düştüğünü söyledi. Çocuklara sağlıklı beden algısı kazandırılması gerektiğini vurgulayan Yücel, açık iletişim kurulmasının, medya okuryazarlığının geliştirilmesinin ve duygusal dayanıklılığın artırılmasının bu hastalığın önüne geçmede etkili olacağını dile getirdi. Anoreksiya nervoza hakkında kamuoyunun bilinçlenmesi gerektiğini belirten Yücel, hastalıkla mücadelede erken teşhisin ve psikolojik desteğin hayati önem taşıdığını bir kez daha hatırlattı.