Hayat pahalı, yaşamak daha da pahalı

  • Konbuyu başlatan Admin
  • Başlangıç tarihi
A

Admin

Yönetici
Yönetici
Eskiden maaşlar yetmezdi, şimdi maaşlar henüz yatmadan tükeniyor. Market raflarına uzanan her el, etiketle tokat yiyor. Ayçiçek yağına bile özel güvenlik konulmuş bir ülkede, artık yalnızca geçinmek değil, yaşamak da lüks oldu. Hayatın pahalı oluşu sadece rakamlarda değil; ruhumuzda, hayallerimizde ve planlarımızda yankılanıyor. BÖLÜNEN UMUTLAR Fiyatlar her geçen gün katlanırken, umutlarımız bölünüyor. Kimi kahvaltı masasındaki zeytinin sayısını hesaplıyor, kimi çocuğuna aldığı defteri bölüşüyor. Orta direk, artık tabelalarda bir terim olarak kaldı. Çünkü o direk kırıldı, parçaları da alttaki sınıfın üzerine devrildi. İşin garibi, bu pahalı hayatın hesabını yapan da, yapamayan da aynı sokaklardan geçiyor. Biri ayda bir dışarıda kahve içebilmek için ajanda tutuyor, diğeri kahvesiz geçen günü "tasarruf" sayıyor. Zengin, enflasyonu "yatırım fırsatı" diye değerlendirirken; yoksul, aynı enflasyonun altında eziliyor. Gelir uçurumu, artık sadece ekonomik değil; duygusal da bir kopuş yaratıyor. DOĞUM GÜNÜ PASTASI Bugün bir çocuğun doğum günü pastası, annesinin iki günlük yemeğinden vazgeçmesine bağlı. Bir yaşlı emekli için kırmızı et, artık sadece bayram nostaljisi. İnsanlar sağlık kontrollerini ertelemeye, diş ağrısını geçiştirmeye, psikolojik çöküşlerini "geçer" diye avutmaya başladı. Çünkü yaşamak da pahalı artık. Sadece barınma, beslenme değil; dinlenmek, düşünmek, hatta sevinmek bile maliyetli. Bir düşünün: Sinemaya gitmek, kitap almak, bir kafede oturmak… Bunlar ne zaman bu kadar ayrıcalıklı hale geldi? Yalnızca yaşamak değil, insanca yaşamak artık bütçe planına göre değil, hayal planına göre şekilleniyor. Oysa insan sadece nefes almak için değil, yaşamak için yaratıldı. Hayatın bu denli pahalı hale gelmesi, yalnızca cebimize değil; zihnimize ve kalbimize de dar geliyor.
 
Geri
Üst