A
Admin
Yönetici
Yönetici
İzmir çıkışlı firmaların güçlü üretim kapasitesi, ABD’de geçen yılın sonlarında başlayan kuş gribi salgınının etkisiyle oluşan tedarik boşluğunu doldurdu. Türk üreticiler, geçen yılın aynı döneminde 3 milyon 508 bin dolar olan ABD’ye ihracatı, bu yıl 17 milyon 749 bin dolara taşıdı ve artış oranı yüzde 406’ya ulaştı.
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı ve yumurta ihracatçısı Bedri Girit, üretimin ölçeğine dikkat çekerek küresel tabloyu şöyle anlattı: “Ülkeler, hava şartlarına bağlı kuş gribi vakalarıyla karşı karşıya kalıyor. Bir dalga hareketi gibi soğuğa giden yerde bir müddet sonra arkasında göçmen kuşlar ve diğer etmenlerle kuş gribi vakası yaşıyor. Dolayısıyla bir ülkede kuş gribi olabiliyor ama ötekisinde olmuyor. Biz de böyle bir dalgadan faydalanmış olduk. Amerika, Brezilya'da çok ciddi kuş gribi vakaları oldu. Avrupa ülkelerinde bir ara 11 ülkede eşzamanlı kuş gribi vardı. Bu dönemde ihracatın ABD'ye 4 kat, Avrupa Birliği'ne ise 3 kata yakın artmasının nedeni budur.”
İzmir ve Ege’den güçlü sevkiyatlarla Türkiye, ocak–ağustos döneminde 46 ülkeye yumurta satarak 238 milyon dolar gelir elde etti. En çok ihracat yapılan pazarlar arasında Irak 66 milyon dolarla ilk sırayı aldı; onu 45 milyon dolarla Rusya, 17 milyon dolarla ABD, 16 milyon dolarla Kazakistan, 15 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri ve 14 milyon dolarla İtalya izledi. ABD ve İtalya’ya satışlardaki sert artış, kuş gribi dalgasının ticaret akışlarını geçici de olsa yeniden şekillendirdiğini gösterdi.
Girit, yeni müşterilerin Türk yumurtasıyla tanıştığını ve kalitenin öne çıktığını vurguladı: “Kuş gribi krizinin bize farklı bir faydası da oldu. Daha önce çalışmadığımız ülkeler veya farklı kanaati olan insanlar, Türk yumurtasıyla tanıştıklarında, yumurtanın kalitesini fark etti. Gerçekten ülke sayısı artıyor, başka ülkeler ihracata başladık. Yani ilk başladığımızda yumurta ve piliç etini bir ülkeye gönderiyorduk, İtalya'yla başladık. Daha sonra Yunanistan, İspanya ve başka ülkeler devreye girdi. Biz artık Avrupa Birliği ülkelerinin sokaklarında da varız.”
İzmir ve Ege hattındaki üretim zinciri, yıl boyunca istikrarlı tedarik sağlayan modern tesislere ve lojistik avantajlara dayanıyor. ABD ve Avrupa Birliği pazarlarında kapıların aralanmasıyla birlikte, sektör temsilcileri pazar çeşitliliğinin korunmasının ve kalite standartlarının sürdürülmesinin önemini öne çıkarıyor.
KUŞ GRİBİ DALGASI FIRSATA DÖNDÜ
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı ve yumurta ihracatçısı Bedri Girit, üretimin ölçeğine dikkat çekerek küresel tabloyu şöyle anlattı: “Ülkeler, hava şartlarına bağlı kuş gribi vakalarıyla karşı karşıya kalıyor. Bir dalga hareketi gibi soğuğa giden yerde bir müddet sonra arkasında göçmen kuşlar ve diğer etmenlerle kuş gribi vakası yaşıyor. Dolayısıyla bir ülkede kuş gribi olabiliyor ama ötekisinde olmuyor. Biz de böyle bir dalgadan faydalanmış olduk. Amerika, Brezilya'da çok ciddi kuş gribi vakaları oldu. Avrupa ülkelerinde bir ara 11 ülkede eşzamanlı kuş gribi vardı. Bu dönemde ihracatın ABD'ye 4 kat, Avrupa Birliği'ne ise 3 kata yakın artmasının nedeni budur.”
46 ÜLKE: 238 MİLYON DOLAR
İzmir ve Ege’den güçlü sevkiyatlarla Türkiye, ocak–ağustos döneminde 46 ülkeye yumurta satarak 238 milyon dolar gelir elde etti. En çok ihracat yapılan pazarlar arasında Irak 66 milyon dolarla ilk sırayı aldı; onu 45 milyon dolarla Rusya, 17 milyon dolarla ABD, 16 milyon dolarla Kazakistan, 15 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri ve 14 milyon dolarla İtalya izledi. ABD ve İtalya’ya satışlardaki sert artış, kuş gribi dalgasının ticaret akışlarını geçici de olsa yeniden şekillendirdiğini gösterdi.
“KALİTE TANINDI, KAPI AÇILDI”
Girit, yeni müşterilerin Türk yumurtasıyla tanıştığını ve kalitenin öne çıktığını vurguladı: “Kuş gribi krizinin bize farklı bir faydası da oldu. Daha önce çalışmadığımız ülkeler veya farklı kanaati olan insanlar, Türk yumurtasıyla tanıştıklarında, yumurtanın kalitesini fark etti. Gerçekten ülke sayısı artıyor, başka ülkeler ihracata başladık. Yani ilk başladığımızda yumurta ve piliç etini bir ülkeye gönderiyorduk, İtalya'yla başladık. Daha sonra Yunanistan, İspanya ve başka ülkeler devreye girdi. Biz artık Avrupa Birliği ülkelerinin sokaklarında da varız.”
İZMİR MERKEZLİ ÜRETİM GÜCÜ
İzmir ve Ege hattındaki üretim zinciri, yıl boyunca istikrarlı tedarik sağlayan modern tesislere ve lojistik avantajlara dayanıyor. ABD ve Avrupa Birliği pazarlarında kapıların aralanmasıyla birlikte, sektör temsilcileri pazar çeşitliliğinin korunmasının ve kalite standartlarının sürdürülmesinin önemini öne çıkarıyor.