A
Admin
Yönetici
Yönetici
Nihat AK/EGE TELGRAF- Denizin hâlâ ılık, güneşin cömert yüzünü esirgemediği Ege’de, turizm sektöründe hareketli günler yaşanıyor. Tatil fiyatlarının yüzde 20-30 oranlarına düşmesiyle birlikte İzmirli turizmciler, eylül, ekim ve kasım ayları için rekor doluluk bekliyor. Çünkü sezonun kalabalığından kaçan, sakinliği ve tasarrufu tercih eden yerli ve yabancı turistlerin rotası artık sonbahara çevrilmiş durumda.
Turizm açısından sonbahar aylarının İzmir’de bir veda niteliğinde olmadığını belirten Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge, “İklim değişikliğiyle birlikte sonbahar, İzmir’de artık bir veda değil yeni bir başlangıç. Özellikle Ege’nin incisi İzmir’de yaz, sadece takvimde sona eriyor. Eylül ve ekimde deniz hâlâ ılık, güneşse cömertliğini sürdürüyor. Çeşme başta olmak üzere bölgemiz, ekim ayına kadar turizm için elverişli bir iklim sunuyor. Bu da hem yerli hem yabancı turistler için büyük bir cazibe yaratıyor. Yaz kalabalığından uzak ama bir o kadar keyifli bir atmosferde tatil imkânı sunuyoruz. Biz bu dönemi “altın sonbahar” olarak adlandırıyoruz. Doğa ve iklim, turizmin sürdürülebilirliği için bize eşsiz fırsatlar sunuyor. İzmir olarak bu avantajı en iyi şekilde değerlendirmeye devam edeceğiz” dedi.
Yapılan indirimlerin doluluk oranlarında etkili olduğunu vurgulayan ÇEŞTOB Başkanı Belge, “Eylül ayının 1’i ve 10’unda otellerimiz yüzde 20’ye varan indirimler yaptı. Bu da özellikle son dakika tatilcileri için büyük bir fırsat yarattı. Doluluk oranlarımız şu an yüzde 80’lere ulaşmış durumda ve hafta sonları bu oran daha da artıyor. Çeşme’de sezonun sonu diye bir şeyden söz etmek için erken. Eylül iyi başladı, beklentimizin üzerinde seyrediyor. Umudumuz, ekim ortasına kadar bu hareketliliği sürdürmek. Çünkü Çeşme, yalnızca yazın değil, sonbaharda da güzelliğini cömertçe sunan bir destinasyon” ifadelerini kullandı.
Başkan Belge, pahalılık algısının yanlışlığını da şu cümlelerle dile getirdi; “Çeşme'de yıllardır süregelen ‘pahalı’ algısı, aslında bölgedeki çeşitliliği göz ardı ediyor. Personel maliyetleri yüksek, enerji maliyetleri yüksek, yiyecek içecek maliyetleri yüksek ama biz ona paralel yine de çok fazla artırmadan gitmeye çalıştık. Bugün Çeşme’de benim sorumlu olduğum kurumlarda gecelik 3 bin TL’den 11 bin TL’ye kadar uzanan geniş bir konaklama yelpazesi mevcut. Aynı şekilde restoranlarda da herkesin bütçesine uygun alternatifler sunuluyor; fiyatlar kurum girişlerindeki menülerde açıkça yer alıyor, sürpriz yok. Kaliteli ürünü, hakkını vererek sunan işletmelerle birlikte, uygun fiyatlı seçenekler de var. Çeşme’de tatil pahalı değil, tercihe göre şekilleniyor.”
Sonbahar tatilini tercih edenlerin özel bir kesim olduğunu belirten İzmir Otelciler Odası Başkanı İbrahim Veral, “Yaz kalabalığından ve sezonun telaşından uzak, eylülden kasıma uzanan bu özel dönemde tatil rotasını yeniden çizen bir kesim var. Genellikle 50 yaş üstü, hayatın deneyimiyle olgunlaşmış misafirlerimiz bu "altın sonbahar"ın gerçek yolcuları... Çocuk sesinden uzak, dingin bir atmosferde güneşin ve denizin tadını çıkarıyorlar. Yaz aylarına kıyasla yüzde 20-30 daha uygun fiyatlar da bu dönemi cazip kılıyor. Hem bütçeye dost hem ruhu dinlendiren bir tatil arayanlar için sonbahar, adeta yeniden doğuşun mevsimi...” dedi.
Şehir içi işletmelerin cazibesine dikkati çeken İzmir Otelciler Odası Başkanı İbrahim Veral, “Tatil beldelerindeki görkemli, çok yıldızlı otellerin sezonu bir yaz rüyası gibi kısadır; 3-4 ayda tüm yılın hesabını çıkarırlar. Baharları, yalnızca güneşin en sıcak dans ettiği zamanlara hapsolur. Oysa şehir otelleri yılın 12 ayı uyanık, her mevsim açık bir çiçek gibidir. Mevsimler değişir ama burada zaman kendi ritminde akar. Özellikle butik şehir otelleri… Bir kez açılır, anahtarı unutulur. Sahipleri, personeli, her misafiri kendi evinde gibi ağırlar. Bu yüzden şehir otelleri; fiyatlarında dalgalanma olmadan, dört mevsim samimiyet sunar. İzmir’deki şehir otelleri, konum avantajıyla kültür ve tarih meraklılarının ilk tercihi olmalı. Efes, Bergama, Agora, Kadifekale gibi tarihi noktalara ve doğal güzelliklere yakınlık, konuklarına hem konfor hem de zaman kazandırır. Şehirle iç içe, tarihle yan yana bir konaklama için en ideal duraktır İzmir’in kalbindeki bu oteller” diye konuştu.
İzmir’i yönetenlerin turizmi yeterince önemsemediğini savunan Başkan Veral, “İzmir; doğası, tarihi, deniziyle dünya ölçeğinde bir turizm kenti olabilecek potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel ne yazık ki yıllardır değerlendirilmiyor. Bugün yılda 1 milyon turist ağırlayan kent, aslında bunun 4-5 katını hak ediyor. Turizm stratejisi yok, bölgeler tanımlı değil, büyük projeler yıllardır beklemede. Antalya’ya, İstanbul’a direkt uçuşlar varken İzmir’e hâlâ birçok ülkeden sefer yok. Nitelikli yatak sayısı yetersiz, merkez projeler rafta. Yerel ve merkezi yönetim turizmi öncelik olarak görmüyor. Oysa biz turizmciler hazırız. Ama altyapı yoksa yatırım da gelmez. İzmir, turizm odaklı yönetilirse yalnızca Türkiye’nin değil, Akdeniz’in en parlak destinasyonlarından biri olabilir” şeklinde konuştu.
KALABALIKTAN UZAK
Turizm açısından sonbahar aylarının İzmir’de bir veda niteliğinde olmadığını belirten Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge, “İklim değişikliğiyle birlikte sonbahar, İzmir’de artık bir veda değil yeni bir başlangıç. Özellikle Ege’nin incisi İzmir’de yaz, sadece takvimde sona eriyor. Eylül ve ekimde deniz hâlâ ılık, güneşse cömertliğini sürdürüyor. Çeşme başta olmak üzere bölgemiz, ekim ayına kadar turizm için elverişli bir iklim sunuyor. Bu da hem yerli hem yabancı turistler için büyük bir cazibe yaratıyor. Yaz kalabalığından uzak ama bir o kadar keyifli bir atmosferde tatil imkânı sunuyoruz. Biz bu dönemi “altın sonbahar” olarak adlandırıyoruz. Doğa ve iklim, turizmin sürdürülebilirliği için bize eşsiz fırsatlar sunuyor. İzmir olarak bu avantajı en iyi şekilde değerlendirmeye devam edeceğiz” dedi.
İNDİRİMLER DOLDURDU
Yapılan indirimlerin doluluk oranlarında etkili olduğunu vurgulayan ÇEŞTOB Başkanı Belge, “Eylül ayının 1’i ve 10’unda otellerimiz yüzde 20’ye varan indirimler yaptı. Bu da özellikle son dakika tatilcileri için büyük bir fırsat yarattı. Doluluk oranlarımız şu an yüzde 80’lere ulaşmış durumda ve hafta sonları bu oran daha da artıyor. Çeşme’de sezonun sonu diye bir şeyden söz etmek için erken. Eylül iyi başladı, beklentimizin üzerinde seyrediyor. Umudumuz, ekim ortasına kadar bu hareketliliği sürdürmek. Çünkü Çeşme, yalnızca yazın değil, sonbaharda da güzelliğini cömertçe sunan bir destinasyon” ifadelerini kullandı.
‘ÇEŞME PAHALI DEĞİL’
Başkan Belge, pahalılık algısının yanlışlığını da şu cümlelerle dile getirdi; “Çeşme'de yıllardır süregelen ‘pahalı’ algısı, aslında bölgedeki çeşitliliği göz ardı ediyor. Personel maliyetleri yüksek, enerji maliyetleri yüksek, yiyecek içecek maliyetleri yüksek ama biz ona paralel yine de çok fazla artırmadan gitmeye çalıştık. Bugün Çeşme’de benim sorumlu olduğum kurumlarda gecelik 3 bin TL’den 11 bin TL’ye kadar uzanan geniş bir konaklama yelpazesi mevcut. Aynı şekilde restoranlarda da herkesin bütçesine uygun alternatifler sunuluyor; fiyatlar kurum girişlerindeki menülerde açıkça yer alıyor, sürpriz yok. Kaliteli ürünü, hakkını vererek sunan işletmelerle birlikte, uygun fiyatlı seçenekler de var. Çeşme’de tatil pahalı değil, tercihe göre şekilleniyor.”
KASIMA KADAR UZUYOR
Sonbahar tatilini tercih edenlerin özel bir kesim olduğunu belirten İzmir Otelciler Odası Başkanı İbrahim Veral, “Yaz kalabalığından ve sezonun telaşından uzak, eylülden kasıma uzanan bu özel dönemde tatil rotasını yeniden çizen bir kesim var. Genellikle 50 yaş üstü, hayatın deneyimiyle olgunlaşmış misafirlerimiz bu "altın sonbahar"ın gerçek yolcuları... Çocuk sesinden uzak, dingin bir atmosferde güneşin ve denizin tadını çıkarıyorlar. Yaz aylarına kıyasla yüzde 20-30 daha uygun fiyatlar da bu dönemi cazip kılıyor. Hem bütçeye dost hem ruhu dinlendiren bir tatil arayanlar için sonbahar, adeta yeniden doğuşun mevsimi...” dedi.
KONUM, KONFOR, KÜLTÜR
Şehir içi işletmelerin cazibesine dikkati çeken İzmir Otelciler Odası Başkanı İbrahim Veral, “Tatil beldelerindeki görkemli, çok yıldızlı otellerin sezonu bir yaz rüyası gibi kısadır; 3-4 ayda tüm yılın hesabını çıkarırlar. Baharları, yalnızca güneşin en sıcak dans ettiği zamanlara hapsolur. Oysa şehir otelleri yılın 12 ayı uyanık, her mevsim açık bir çiçek gibidir. Mevsimler değişir ama burada zaman kendi ritminde akar. Özellikle butik şehir otelleri… Bir kez açılır, anahtarı unutulur. Sahipleri, personeli, her misafiri kendi evinde gibi ağırlar. Bu yüzden şehir otelleri; fiyatlarında dalgalanma olmadan, dört mevsim samimiyet sunar. İzmir’deki şehir otelleri, konum avantajıyla kültür ve tarih meraklılarının ilk tercihi olmalı. Efes, Bergama, Agora, Kadifekale gibi tarihi noktalara ve doğal güzelliklere yakınlık, konuklarına hem konfor hem de zaman kazandırır. Şehirle iç içe, tarihle yan yana bir konaklama için en ideal duraktır İzmir’in kalbindeki bu oteller” diye konuştu.
‘YATIRIMSIZ BÜYÜMEZ’
İzmir’i yönetenlerin turizmi yeterince önemsemediğini savunan Başkan Veral, “İzmir; doğası, tarihi, deniziyle dünya ölçeğinde bir turizm kenti olabilecek potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel ne yazık ki yıllardır değerlendirilmiyor. Bugün yılda 1 milyon turist ağırlayan kent, aslında bunun 4-5 katını hak ediyor. Turizm stratejisi yok, bölgeler tanımlı değil, büyük projeler yıllardır beklemede. Antalya’ya, İstanbul’a direkt uçuşlar varken İzmir’e hâlâ birçok ülkeden sefer yok. Nitelikli yatak sayısı yetersiz, merkez projeler rafta. Yerel ve merkezi yönetim turizmi öncelik olarak görmüyor. Oysa biz turizmciler hazırız. Ama altyapı yoksa yatırım da gelmez. İzmir, turizm odaklı yönetilirse yalnızca Türkiye’nin değil, Akdeniz’in en parlak destinasyonlarından biri olabilir” şeklinde konuştu.