A
Admin
Yönetici
Yönetici
Avrupa genelinde devletlerin eğitim için ayırdığı bütçelerde düşüş gözlemleniyor. Avrupa Birliği İstatistik Ofisi Eurostat’ın 2025 verilerine göre, ülkeler okul öncesinden yükseköğretime kadar tüm eğitim kademeleri için bütçelerinin ortalama yüzde 4,66’sını harcıyor. Bu oran, son yıllarda ölçülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
Türkiye, eğitime ayırdığı bütçe oranı bakımından 30 Avrupa ülkesi arasında sondan üçüncü sırada yer aldı. Türkiye, kamu bütçesinin yalnızca yüzde 3,38’ini eğitime harcıyor. Listenin sonunda Hırvatistan yer alırken, Romanya ve Sırbistan, Türkiye'nin hemen üzerinde sıralanıyor.
Eurostat verilerine göre Avrupa'da eğitim harcamalarının büyük kısmı ilkokul ve alt ortaöğretim düzeyine yapılıyor. Eğitime ayrılan toplam bütçenin yaklaşık yüzde 25’i yükseköğretime, yüzde 21’i ise üst ortaöğretime gidiyor. En az pay ise okul öncesi eğitime ayrılmış durumda. Bu kademeye toplam eğitim harcamasının sadece yüzde 11’inden biraz fazlası yönlendiriliyor. Bu oran, erken çocukluk eğitiminin birçok ülkede hala yeterince desteklenmediğini ortaya koyuyor.
Öğrencilere verilen burs ve diğer mali yardımlar ülkeler arasında büyük farklılık gösteriyor. Lise öğrencilerine yıllık ortalama 1.766 euro (yaklaşık 85 bin TL) destek verilirken, üst ortaöğretim öğrencileri için bu tutar yıllık 533 euro seviyesinde kalıyor.
Norveç ve Danimarka, öğrenci başına yıllık 8 bin euroyu aşan destek sağlayarak, en yüksek yardımı sunan ülkeler arasında yer alıyor. Bu destekler hem üst ortaöğretim hem de yükseköğretim düzeyinde geçerli. Eğitim desteklerinin en düşük olduğu ülkeler ise Yunanistan, Hırvatistan ve Çekya olarak öne çıkıyor. Bu ülkelerde öğrencilere sağlanan yıllık yardımlar, Avrupa ortalamasının oldukça altında kalıyor.
Birçok ülkede mali yardımlar burs şeklinde sağlanırken, Hollanda, İsveç, Norveç ve İzlanda gibi ülkelerde bu destekler genellikle kredi olarak sunuluyor. Bu sistem, öğrencilere mezuniyet sonrası ödeme yükümlülüğü getiriyor. Eğitim maliyetlerinin artması ve kamu kaynaklarının daralması nedeniyle aileler üzerindeki ekonomik baskının giderek arttığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede eğitimde fırsat eşitliğini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Gerçek Gündem
TÜRKİYE, SONDAN ÜÇÜNCÜ SIRADA
Türkiye, eğitime ayırdığı bütçe oranı bakımından 30 Avrupa ülkesi arasında sondan üçüncü sırada yer aldı. Türkiye, kamu bütçesinin yalnızca yüzde 3,38’ini eğitime harcıyor. Listenin sonunda Hırvatistan yer alırken, Romanya ve Sırbistan, Türkiye'nin hemen üzerinde sıralanıyor.
EN FAZLA İLKOKUL VE ALT ORTAÖĞRETİME
Eurostat verilerine göre Avrupa'da eğitim harcamalarının büyük kısmı ilkokul ve alt ortaöğretim düzeyine yapılıyor. Eğitime ayrılan toplam bütçenin yaklaşık yüzde 25’i yükseköğretime, yüzde 21’i ise üst ortaöğretime gidiyor. En az pay ise okul öncesi eğitime ayrılmış durumda. Bu kademeye toplam eğitim harcamasının sadece yüzde 11’inden biraz fazlası yönlendiriliyor. Bu oran, erken çocukluk eğitiminin birçok ülkede hala yeterince desteklenmediğini ortaya koyuyor.
DESTEKLER ÜLKEYE GÖRE DEĞİŞİYOR
Öğrencilere verilen burs ve diğer mali yardımlar ülkeler arasında büyük farklılık gösteriyor. Lise öğrencilerine yıllık ortalama 1.766 euro (yaklaşık 85 bin TL) destek verilirken, üst ortaöğretim öğrencileri için bu tutar yıllık 533 euro seviyesinde kalıyor.
İSKANDİNAV ÜLKELERİ DESTEKTE İLK SIRADA
Norveç ve Danimarka, öğrenci başına yıllık 8 bin euroyu aşan destek sağlayarak, en yüksek yardımı sunan ülkeler arasında yer alıyor. Bu destekler hem üst ortaöğretim hem de yükseköğretim düzeyinde geçerli. Eğitim desteklerinin en düşük olduğu ülkeler ise Yunanistan, Hırvatistan ve Çekya olarak öne çıkıyor. Bu ülkelerde öğrencilere sağlanan yıllık yardımlar, Avrupa ortalamasının oldukça altında kalıyor.
KREDİ SİSTEMİ UYGULAYAN ÜLKELER
Birçok ülkede mali yardımlar burs şeklinde sağlanırken, Hollanda, İsveç, Norveç ve İzlanda gibi ülkelerde bu destekler genellikle kredi olarak sunuluyor. Bu sistem, öğrencilere mezuniyet sonrası ödeme yükümlülüğü getiriyor. Eğitim maliyetlerinin artması ve kamu kaynaklarının daralması nedeniyle aileler üzerindeki ekonomik baskının giderek arttığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede eğitimde fırsat eşitliğini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Gerçek Gündem