A
Admin
Yönetici
Yönetici
Arkas Holding, 19. yüzyılda Sadrazam Kamil Paşa tarafından yaptırılan ve son olarak Ayşe ile Seniha Mayda ile özdeşleşen tarihi köşkü restore ederek sanatseverlerin kullanımına sundu. İzmir’deki geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi mimarisini yansıtan tescilli yapı, titiz bir restorasyon süreciyle Arkas Sanat Göztepe adıyla yeniden işlevlendirildi.
Arkas Holding, İzmir’in tarihi yapılarını sanat merkezlerine dönüştürmeye devam ediyor. Ayşe Mayda’nın ailesine ait köşk, Arkas Sanat bünyesinde restorasyonu tamamlanan dördüncü tarihi yapı oldu. Böylece Arkas, İzmir’deki altıncı sanat merkezini açmış oldu. Arkas Sanat Göztepe, daimi Türk Ressamları sergisi, öğrenme programları ve halka açık etkinlikleriyle kent kültürüne katkı sağlıyor.
Açılışta konuşan Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, “Sanat merkezlerimizin ziyaretçilerinin yüzde 45'i gençlerden oluşuyor. Bu merkezlerde tohum ekiyoruz. Ben inanıyorum ki gençlerin ruhlarına yerleşen bu sanat sevgisi tohumları gelecekte onların kültür dünyasını, bakış açılarını geliştirecek. Ben algıyı değiştirmeye çalışıyorum. Bir sanat değeri, anlayışı olması için çalışıyorum. Sanatın ayrı bir değeri var. Çocuklara, gençlere, o sanatı gösterirseniz onu sevebilirler. Görmedikleri bir şeyi sevemezler. Genç ziyaretçilerin yüzde 10'u sanatı sevse, bu bile çok önemli” dedi.
Sanat konusundaki yaklaşımını aktaran Lucien Arkas, “Arkas Koleksiyonu'nda sahip olduğumuz eserleri Avrupalılar gördüğü zaman şaşırıyor, büyük değerler büyük emek ve yatırımı gerektiriyor ama benim, Arkas'ın misyonu bu. Sahip olduğumuz değerleri paylaşmaktan, özellikle gençlere ulaştırmaktan dolayı çok mutluyum. Ben paylaşmayı seviyorum ve önümüzdeki dönemde de bu tutkumu sürdürmeyi planlıyorum” şeklinde konuştu.
Arkas, sanat eserlerini uygun mekanlarda sergilemenin önemine de değinerek, “Ben sanatı, tarihi, mimarisi güzel olan eski yapıları severim. Dört duvar beton yaparsınız ama bina, içinde sergilediğiniz eserlerin ruhunu yansıtmaz. Bir taşı bile ruhuyla göstermek gerekir. Eski köşkler eserlerin ruhunu çok iyi yansıtıyor. 1800'lerde inşa edilmiş Alsancak'ta bulunan Arkas Sanat Merkezi, Bornova Deniz Tarihi Müzesi de aynı döneme ait. Yine Bornova'da bulunan Arkas Mattheys Köşkü biraz daha eski, 1700'lerde inşa edilmiş. Bunun yanında Arkas Sanat Urla gibi yeni yapılarda da sergilediğimiz eserlerin ruhunu yaşatabilmeyi amaçlıyoruz. Urla'daki müzemiz ödüllü, bir benzerini aynı hassasiyetle Alaçatı'da hayata geçirdik. Tüm bu binaları sanat merkezleri olarak İzmir'e kazandırmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.
Arkas Kültür & Sanat Direktörü Müjde Unustası ise süresiz koleksiyon sergisiyle Türk resmine kapı aralandığını belirtti. Unustası, “Ayşe & Seniha Mayda Köşkü, İzmir'in sosyal, kültürel ve tarihi dokusuna işlemiş bir hafıza mekanı. Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet'e ve modernleşme sürecine uzanan geniş bir dönemi kapsayan sergi, yalnızca eserlerle değil, bu mekanla da çok katmanlı bir diyalog kuruyor. Tıpkı Türk resim sanatının dönüşümü gibi; bu köşk de zaman içinde farklı kimlikler kazanmış, değişimlere tanıklık etmiş bir yapı. Bu sergi, umuyoruz ki sanatı keşfetmek isteyen herkese ilham verecek bir durak olur” dedi.
Arkas Sanat Göztepe, yalnızca sergi alanı değil; çocuk ve yetişkin atölyeleri, mağaza ve bahçe alanlarıyla yaşayan bir sanat merkezi olarak tasarlandı. Restorasyon sürecini yürüten mimar Seda Özen, yapının özgün mimarisini koruyarak çağdaş sergi standartlarını sağladı. Giriş binası, etkinlik alanları ve peyzaj düzenlemesiyle merkez, çok işlevli bir kültürel alan kimliği kazandı.
ARKAS’IN SANAT YATIRIMLARI
Arkas Holding, İzmir’in tarihi yapılarını sanat merkezlerine dönüştürmeye devam ediyor. Ayşe Mayda’nın ailesine ait köşk, Arkas Sanat bünyesinde restorasyonu tamamlanan dördüncü tarihi yapı oldu. Böylece Arkas, İzmir’deki altıncı sanat merkezini açmış oldu. Arkas Sanat Göztepe, daimi Türk Ressamları sergisi, öğrenme programları ve halka açık etkinlikleriyle kent kültürüne katkı sağlıyor.
“GENÇLERİN SANAT ALGISINI DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUM”
Açılışta konuşan Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, “Sanat merkezlerimizin ziyaretçilerinin yüzde 45'i gençlerden oluşuyor. Bu merkezlerde tohum ekiyoruz. Ben inanıyorum ki gençlerin ruhlarına yerleşen bu sanat sevgisi tohumları gelecekte onların kültür dünyasını, bakış açılarını geliştirecek. Ben algıyı değiştirmeye çalışıyorum. Bir sanat değeri, anlayışı olması için çalışıyorum. Sanatın ayrı bir değeri var. Çocuklara, gençlere, o sanatı gösterirseniz onu sevebilirler. Görmedikleri bir şeyi sevemezler. Genç ziyaretçilerin yüzde 10'u sanatı sevse, bu bile çok önemli” dedi.
ARKAS’IN SANAT POLİTİKASI
Sanat konusundaki yaklaşımını aktaran Lucien Arkas, “Arkas Koleksiyonu'nda sahip olduğumuz eserleri Avrupalılar gördüğü zaman şaşırıyor, büyük değerler büyük emek ve yatırımı gerektiriyor ama benim, Arkas'ın misyonu bu. Sahip olduğumuz değerleri paylaşmaktan, özellikle gençlere ulaştırmaktan dolayı çok mutluyum. Ben paylaşmayı seviyorum ve önümüzdeki dönemde de bu tutkumu sürdürmeyi planlıyorum” şeklinde konuştu.
“SANAT PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR”
Arkas, sanat eserlerini uygun mekanlarda sergilemenin önemine de değinerek, “Ben sanatı, tarihi, mimarisi güzel olan eski yapıları severim. Dört duvar beton yaparsınız ama bina, içinde sergilediğiniz eserlerin ruhunu yansıtmaz. Bir taşı bile ruhuyla göstermek gerekir. Eski köşkler eserlerin ruhunu çok iyi yansıtıyor. 1800'lerde inşa edilmiş Alsancak'ta bulunan Arkas Sanat Merkezi, Bornova Deniz Tarihi Müzesi de aynı döneme ait. Yine Bornova'da bulunan Arkas Mattheys Köşkü biraz daha eski, 1700'lerde inşa edilmiş. Bunun yanında Arkas Sanat Urla gibi yeni yapılarda da sergilediğimiz eserlerin ruhunu yaşatabilmeyi amaçlıyoruz. Urla'daki müzemiz ödüllü, bir benzerini aynı hassasiyetle Alaçatı'da hayata geçirdik. Tüm bu binaları sanat merkezleri olarak İzmir'e kazandırmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.
“SANATI KEŞFETMEK İSTEYENLER İÇİN İLHAM VEREN BİR DURAK”
Arkas Kültür & Sanat Direktörü Müjde Unustası ise süresiz koleksiyon sergisiyle Türk resmine kapı aralandığını belirtti. Unustası, “Ayşe & Seniha Mayda Köşkü, İzmir'in sosyal, kültürel ve tarihi dokusuna işlemiş bir hafıza mekanı. Geç Osmanlı döneminden Cumhuriyet'e ve modernleşme sürecine uzanan geniş bir dönemi kapsayan sergi, yalnızca eserlerle değil, bu mekanla da çok katmanlı bir diyalog kuruyor. Tıpkı Türk resim sanatının dönüşümü gibi; bu köşk de zaman içinde farklı kimlikler kazanmış, değişimlere tanıklık etmiş bir yapı. Bu sergi, umuyoruz ki sanatı keşfetmek isteyen herkese ilham verecek bir durak olur” dedi.
SANATIN ÜRETİLDİĞİ YAŞAM ALANI
Arkas Sanat Göztepe, yalnızca sergi alanı değil; çocuk ve yetişkin atölyeleri, mağaza ve bahçe alanlarıyla yaşayan bir sanat merkezi olarak tasarlandı. Restorasyon sürecini yürüten mimar Seda Özen, yapının özgün mimarisini koruyarak çağdaş sergi standartlarını sağladı. Giriş binası, etkinlik alanları ve peyzaj düzenlemesiyle merkez, çok işlevli bir kültürel alan kimliği kazandı.