A
Admin
Yönetici
Yönetici
Zeki Rüzgar/ Essen Gelsenkirchen merkezli bir avukat kolektifinin üyesi ve uzun yıllardır antifaşist, göçmen ve işçi hakları savunucusu olan Roland Meister'in, polis şiddetine maruz kalarak yaralanması kamuoyunda öfke yarattı. Antifaşist gruplar olayın tüm detaylarıyla açığa çıkarılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep ediyor. Polis tarafından arkadan itilince yere düştü, başından yaralandı Meister, "Junge Nationalisten" adlı faşist örgütün Essen'in Kray semtinde düzenlediği ırkçı yürüyüşe karşı bir karşı gösteri başvurusunda bulundu. Yetkililer gösteriyi yasakladı, ancak halk yine de tepki için toplandı. Protesto sırasında Meister, polisle konuşurken arkadan aniden ve şiddetle itildi, yere düşerek kafasını ve dizlerini sert şekilde yere çarptı. Polis memurları, onu boğazı ve sırtına bastırarak kelepçeledi, çevredekilerin yardım ve fotoğraf çekme girişimleri engellendi. Meister, beyin sarsıntısı ve birçok fiziksel yaralanma ile hastaneye kaldırıldı. Roland Meister, kendisine şiddet uygulayan polisler hakkında dava açma hazırlığında. Hem fiziksel hem hukuki yaralar taşıyan bu olay, Almanya’da devlet şiddeti ve hukukçulara karşı baskı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Antifaşist yapılardan ve mahalle sakinlerinden sert tepki Polis şiddetine maruz kalan Roland Meister'e kuruluşlardan, mahalle sakinlerinden ve demokratik kitle örgütlerinden büyük destek geldi. Aralarında Kürt Özgürlük Hareketi, ADHK, AUF Gelsenkirchen, Temel Haklar Derneği, Courage Kadın Derneği, MLPD, Enternasyonalist İttifak, REBELL Gençlik gibi yapılar pankartlarla ve dayanışma mesajlarıyla meydandaydı. “Polis bir avukata bunu yapıyorsa, bize neler yapar?” Göçmen bir kadının bu sorusu, gösteride yankı bulan ortak endişeyi özetledi. Katılımcılar, ırkçı- faşistlerin yürüyüşlerinin görmezden gelinmesi yerine tarihsel deneyimlerden ders çıkarılarak aktif şekilde karşı durulması gerektiğini vurguladı. Bir konuşmacı, “Hitler faşizminin acı sonuçlarını unutamayız. Bu tür tehditlere karşı cesaretle karşı durmalıyız” derken, bir diğer konuşmacı “Essen polisindeki sağcı ağlar derhal dağıtılmalı, sorumlular istifa etmeli” diyerek tepki gösterdi. 11 Temmuz’da yeni protesto çağrısı Mitingde yapılan konuşmalarda, 11 Temmuz’da gerçekleşmesi beklenen bir başka faşist yürüyüşe karşı güçlü bir protesto için yeniden bir araya gelme çağrısı öne çıktı. Yine konuşmacılar “Korku ve güvensizlik ortamına karşı birlikte örgütlenme ve dayanışmayı büyütme” çağrısı yaptı. Yerel medyada çıkan haberlere tepki Gösteride ayrıca NRZ/WAZ gibi yerel basın organlarında çıkan ve göçmenleri hedef alan haberlere tepki dile getirildi. “Sol görüşlü sorun çıkaranlar” ifadesiyle asıl meselenin üzerinin örtüldüğü, ırkçı tehdit ve hakaretlerin görmezden gelindiği vurgulandı. Avukat Roland Meister de söz alarak, Kray mahallesinin emekçi geçmişine dikkat çekti. Kendisinin ve ailesinin yıllardır bu mahallede barış içinde yaşadığını belirtti. Ancak Sosyalist bir toplum düzeni içinde insanların barış ve eşitlikle bir arada yaşayabileceğini dile getirdi. Eşi Yazgülü Kahraman-Meister ise, eşinin gözünün önünde nasıl bir zorbalığa maruz kaldığını anlattı. Hiçbir uyarı yapılmadan eşine saldırıldığını, zorla yere yatırılıp boğazına dizleri ile baskı yapılarak adeta öldürülmek istendiğini, ellerinin arkadan iki kelepçe ile bağlandığını ve yaralanmış olmasına, kafasından kanlar akmasına rağmen ambulans çağrılmadığını, polislerden kurtulduktan sonra ambulansı kendisinin çağırdığını anlattı. “30 yıl boyunca bizim sesimizdi – şimdi biz onun sesiyiz!” Avukat Roland Meister'in birçok müvekkili de gösteride yer aldı ve destek mesajlarını dile getirdiler. Fakat bir kadının şu sözleri bütün katılımcıların ruh halini özetler gibiydi: “Roland Meister’ın başına gelenler, aslında hepimizin başına gelmiştir. 30 yıl boyunca o bizim sesimizdi — şimdi biz onun adına konuşuyoruz.” Ne yaşanmıştı? 13 Haziran 2025’te Almanya’nın Essen-Kray bölgesinde ırkçı-faşistlerin düzenlediği bir yürüyüşe karşı protesto yürüyüşü düzenlenmişti. Faşist grubun yürüyüşü izinsiz ve önceden bildirimde bulunulmamış olmasına rağmen, karşı gösteri için önceden ilgili makamlara gerekli başvurular yapılmıştı. Buna rağmen düzenlenen göstere sırasında, tanınmış antifaşist avukat Roland Meister, polis tarafından hedef alınarak ağır şekilde darbedilmişti. Meister, hiçbir gerekçe olmamasına ve uyarıda bulunulmamış olmasına rağmen yere fırlatılmış, yüzü ve dizleri kaldırım taşlarına çarpmıştı. Daha sonra üç polis memuru tarafından başı ve sırtı dizleriyle yere bastırılmış bir şekilde dakikalarca şiddet görmüştü. Kelepçelenerek ağır suçlu muamelesi gören Meister, kalp rahatsızlığına dair uyarılara rağmen dakikalarca nefessiz bırakılmıştı. Olay sonrası beyin sarsıntısı geçirdiği, başında derin ve kanayan bir yara, dizlerinde açık yaralar ve vücudunun birçok yerinde ezilmeler oluştuğu belirtildi. Bu olaydan önce de yaşadığı bölgede tanınan Avukat Roland Meister'in evinin önüne, kapı ziline, posta kutusuna hatta evinin önünde bulunan trafik işareti olan tabelaya bile, birçok defa faşist içerikli ve yabancı düşmanlığını ifade eden broşürler ve ilanlar bırakılmış ve yapıştırılmıştı.