A
Admin
Yönetici
Yönetici
Nihat AK/EGE TELGRAF- Nüfusu 30 bini aşan ilçelerde küçük esnaf 1 Ocak 2026’dan itibaren basit usulde değil, gerçek usulde vergilendirilecek. Bu değişiklikle birlikte birçok esnaf gelir vergisi muafiyetinden çıkacak, KDV mükellefi olacak ve e-defter, e-fatura sistemine dahil olacak. Hükümet, vergi kayıplarının önüne geçmeyi hedeflerken, sahadaki esnaf temsilcileri ise bu geçişin getireceği yükler ve uyum süreci konusunda uyarılarda bulunuyor. Esnafın başkanları Ege Telgraf’a, kararın detaylarını ve olası etkilerini kendi pencerelerinden değerlendirdi.
Vergi sisteminde köklü bir değişiklikle karşı karşıya olduklarına vurgu yapan İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata, “1 Ocak 2026 itibarıyla basit usul kaldırılıyor. Küçük esnaf artık gerçek usulde vergilendirilecek. Bu kararın esnafımıza zarar verebileceği yönünde ciddi endişeler taşıyoruz. Özellikle İzmir’de, yerel yönetimlerin ruhsat harçlarına ve bazı hizmet kalemlerindeki fahiş artışlar esnafı zaten zorlarken, bu düzenleme adeta yaranın üzerine tuz basmak olacaktır. Biz, basit usul verginin devamından yanayız. Bu sadece bir vergi değil, sokaktaki üretken gücün, yani esnafın ayakta kalma meselesidir. El emeğiyle geçinen, ailesini ve birkaç çalışanını ayakta tutan esnafımız için bu yük ağırdır. Düzenleme hayata geçerse, taksiciden tamirciye, lokantacıdan minibüsçüye kadar birçok küçük işletme gelir vergisi muafiyetinden çıkacak, KDV mükellefi olacak, defter tutacak ve geçici vergi ödeyecektir. Bugün 3 milyon vergi mükellefinin 810 bini basit usulde. Aileleri ve çalışanlarıyla birlikte bu karar doğrudan 5 milyonu, dolaylı olarak 10 milyonu aşkın kişiyi etkiler. İnanıyoruz ki bu karar ötelenebilir, ertelenebilir ya da esnafın talepleri dikkate alınarak yeniden düzenlenebilir. Bu doğrultuda hazırladığımız dosyayı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e İzmir’de yapacağımız toplantıda sunacağız. Küçük esnaf bu ülkenin bel kemiğidir; sadece ekonominin değil, sosyal yapının da koruyucusudur” dedi.
Yeni düzenlemenin iki yönü olduğuna vurgu yapan Çamdibi Esnaf Odası Başkanı Reşat Gençtürk de, “Nüfusu 30 binin altındaki ilçe ve yerleşim yerlerinde küçük esnaf basit usulde devam edecek. Ama bugün hepimiz biliyoruz ki, alım satımda da tamir işlerinde de rakamlar büyüdü. Esnafın iş hacmi değişti, basit usul birçok alanda fiilen işlemez hale geldi. Örneğin bir boya işi alıyor esnafımız; 20 bin TL’lik işçilik. Fatura kesmek gerekiyor ama basit usulde KDV yok. Karşı taraf bu faturayı kabul etmiyor. Bu durumda esnaf işi alamıyor. Gerçek usule geçiş bu açıdan esnafın iş yapabilirliğini artıracaktır. KDV gösterebildiği için daha büyük işlere girebilecektir. Ancak bu kolay bir geçiş değil. Esnaf alıştığı düzende muhasebe ücreti ödemezdi, yılda bir beyanname yeterdi, vergi cüzziydi. Şimdi düzenli beyan, muhasebe takibi ve ekstra mali yükler geliyor. Yani madalyonun iki yüzü var: Bir yanda iş kapasitesi artıyor, diğer yanda yük büyüyor. Rakamlar büyüdü diye esnafı bir anda ağır sisteme sokarsak alışkanlıkları bozulur, zarar görür. Bu geçişte rehberlik, kolaylık ve zamanlama çok önemlidir. Esnaf bu ülkenin eli öpülesi emekçisidir. Ona yük değil, yön göstermek hepimizin ortak sorumluluğudur” diye konuştu.
Esnafın ağır bir vergi darbesiyle karşı karşıya kaldığını belirten İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan,“Biz vergi ödemeyelim demiyoruz ama 3 kiloluk gücümüz varken üzerimize 50 kilo yük yüklemeyin. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu düzenlemenin ayrıntılarından haberi olduğunu düşünüyoruz. Yıllarca basit usulde vergi ödeyen esnaf, bir anda deftere tabi tutuluyor ve ağır yükün altına sokuluyor. Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar ile iki ay önce yaptığımız görüşmede makul oranlar gündeme geldi. Bize yüzde 2-3 seviyesinde oranların düşünüldüğü söylenmişti. Öğrendik ki yüzde 20 KDV, yüzde 20-25 gelir vergisi uygulanacak. Üzerine sigorta, amortisman ve diğer giderler de bindiğinde bu işin yapılması mümkün değil. Bu durumda esnafın kontak kapatması kaçınılmaz olur. Esnaf iflas eder, taksimetreler kapanır, korsan taşımacılık patlar. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sesleniyorum: Kayıtlı esnafın üzerine yük bindirmek yerine, her gün milyonlarca lira kazanan korsan taşımacılıkla mücadele edilmeli. Bu araçların kayıtları devletin elinde mevcut. Oradan sağlanacak gelir, esnafı bitirecek bu düzenlemeden çok daha fazla yararlı olur. Sayın Cumhurbaşkanımızın esnafın sesini duyacağına, bu yanlışın düzeltileceğine ve makul bir vergi düzenlemesi getirileceğine inancımız tamdır” ifadelerini kullandı.
Esnafı mevcut vergilerin zorladığını belirten Bornova Oto Tamircileri Odası Başkanı Bülent İşçi, “İzmir’deki sanayi sitelerinde oto tamirciliği yapan esnafımızın büyük bölümü zaten basit usulde vergilendirilmiyor. Çünkü bu iş küçük rakamlarla dönen bir iş değil. Parça fiyatları ve işçilik ücretleri çoğu zaman basit usul kriterlerini aşıyor. Bu nedenle birçok tamirci yıllardır gerçek usulde vergi veriyor. Bugün sanayi sitelerine baktığınızda, basit usulde kalan oto tamircisi neredeyse yok. O kesim, tek başına çalışan birkaç küçük ustadan ibaret. Bu yüzden düzenlemenin tamirci esnafına etkisi sınırlı olur. Ama yine de o küçük kesimin varlığını ve zorluklarını unutmamak gerekir. Sahayı bilen insanlar olarak değerlendirmelerin yerel koşullara göre yapılmasını önemsiyoruz. Zaten bu ekonomik koşullarda esnafımız farklı vergi kalemleriyle zorlanıyor. Vergi oranlarını düşürerek sistemi sadeleştirmek gerekiyor. Aksi takdirde, çok sayıda muhasebe ve vergi işlemi, meslek erbaplarını kendi işinden koparıyor” şeklinde konuştu.
Zor durumdaki esnafa yüklenmek yerine ona kol kanat gerilmesi gerektiğini belirten İzmir Lokantacılar Odası Başkanı Doğan Kılıç, “Lokantacılık bizim işimiz, bizim ekmeğimiz. Ama bu iş sadece güzel yemek yapmakla dönmüyor. Lokantalarımızın insan hareketinin yoğun olduğu çarşılarda, sanayi sitelerinde, merkezi konumlarda olması gerekiyor. Bu yerlerde kiralar yüksek, giderler ağır. Elektrik, su, personel maaşı, gıda tedariki derken ciddi bir yük altındayız. Bu tarz yerlerde tek kişiyle, birkaç kap yemekle işletme yürütmek mümkün değil. Fazla personel çalıştırıp, çok müşteriye hitap ederek, sürümden kazanarak ayakta kalabiliyoruz. Bu nedenle İzmir’deki birçok lokantamız basit usulde değil, gerçek usulde vergilendiriliyor.
Ama asıl mesele başka. Ülke genelinde milyonları bulan küçük esnaf içinde, yaklaşık 810 bin kişi basit usulde vergilendiriliyor. Günü kurtarmaya çalışan, haftasını zor getiren, henüz palazlanmamış, yolun başındaki bu mini minnacık esnaf çoğu zaman tek başına dükkanını çeviriyor.
Şimdi, bu esnaf daha nefes almadan, daha yeni yeni piyasaya tutunmaya çalışırken yüklenirsek, o minicik işletmeleri kaybederiz. Bu sadece onların değil, girişimciliğin de önünü kesmek olur. Bizim görevimiz onlara kol kanat germek. Yaşasınlar ki zamanla güçlensinler, büyüsünler, gerçek usule geçebilecek duruma gelsinler. Filizlenmeleri erken soldurulmasın. Onlar yaşarsa, piyasa dengeli olur, ekonomi tabandan can bulur. İnanıyoruz ki bu hassasiyet, karar vericiler nezdinde de karşılık bulacaktır” ifadelerini kullandı.
KÜÇÜKLERİN BÜYÜK DERDİ
Vergi sisteminde köklü bir değişiklikle karşı karşıya olduklarına vurgu yapan İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata, “1 Ocak 2026 itibarıyla basit usul kaldırılıyor. Küçük esnaf artık gerçek usulde vergilendirilecek. Bu kararın esnafımıza zarar verebileceği yönünde ciddi endişeler taşıyoruz. Özellikle İzmir’de, yerel yönetimlerin ruhsat harçlarına ve bazı hizmet kalemlerindeki fahiş artışlar esnafı zaten zorlarken, bu düzenleme adeta yaranın üzerine tuz basmak olacaktır. Biz, basit usul verginin devamından yanayız. Bu sadece bir vergi değil, sokaktaki üretken gücün, yani esnafın ayakta kalma meselesidir. El emeğiyle geçinen, ailesini ve birkaç çalışanını ayakta tutan esnafımız için bu yük ağırdır. Düzenleme hayata geçerse, taksiciden tamirciye, lokantacıdan minibüsçüye kadar birçok küçük işletme gelir vergisi muafiyetinden çıkacak, KDV mükellefi olacak, defter tutacak ve geçici vergi ödeyecektir. Bugün 3 milyon vergi mükellefinin 810 bini basit usulde. Aileleri ve çalışanlarıyla birlikte bu karar doğrudan 5 milyonu, dolaylı olarak 10 milyonu aşkın kişiyi etkiler. İnanıyoruz ki bu karar ötelenebilir, ertelenebilir ya da esnafın talepleri dikkate alınarak yeniden düzenlenebilir. Bu doğrultuda hazırladığımız dosyayı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e İzmir’de yapacağımız toplantıda sunacağız. Küçük esnaf bu ülkenin bel kemiğidir; sadece ekonominin değil, sosyal yapının da koruyucusudur” dedi.
MADALYONUN İKİ YÜZÜ
Yeni düzenlemenin iki yönü olduğuna vurgu yapan Çamdibi Esnaf Odası Başkanı Reşat Gençtürk de, “Nüfusu 30 binin altındaki ilçe ve yerleşim yerlerinde küçük esnaf basit usulde devam edecek. Ama bugün hepimiz biliyoruz ki, alım satımda da tamir işlerinde de rakamlar büyüdü. Esnafın iş hacmi değişti, basit usul birçok alanda fiilen işlemez hale geldi. Örneğin bir boya işi alıyor esnafımız; 20 bin TL’lik işçilik. Fatura kesmek gerekiyor ama basit usulde KDV yok. Karşı taraf bu faturayı kabul etmiyor. Bu durumda esnaf işi alamıyor. Gerçek usule geçiş bu açıdan esnafın iş yapabilirliğini artıracaktır. KDV gösterebildiği için daha büyük işlere girebilecektir. Ancak bu kolay bir geçiş değil. Esnaf alıştığı düzende muhasebe ücreti ödemezdi, yılda bir beyanname yeterdi, vergi cüzziydi. Şimdi düzenli beyan, muhasebe takibi ve ekstra mali yükler geliyor. Yani madalyonun iki yüzü var: Bir yanda iş kapasitesi artıyor, diğer yanda yük büyüyor. Rakamlar büyüdü diye esnafı bir anda ağır sisteme sokarsak alışkanlıkları bozulur, zarar görür. Bu geçişte rehberlik, kolaylık ve zamanlama çok önemlidir. Esnaf bu ülkenin eli öpülesi emekçisidir. Ona yük değil, yön göstermek hepimizin ortak sorumluluğudur” diye konuştu.
ESNAFA VERGİ DARBESİ
Esnafın ağır bir vergi darbesiyle karşı karşıya kaldığını belirten İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan,“Biz vergi ödemeyelim demiyoruz ama 3 kiloluk gücümüz varken üzerimize 50 kilo yük yüklemeyin. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu düzenlemenin ayrıntılarından haberi olduğunu düşünüyoruz. Yıllarca basit usulde vergi ödeyen esnaf, bir anda deftere tabi tutuluyor ve ağır yükün altına sokuluyor. Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar ile iki ay önce yaptığımız görüşmede makul oranlar gündeme geldi. Bize yüzde 2-3 seviyesinde oranların düşünüldüğü söylenmişti. Öğrendik ki yüzde 20 KDV, yüzde 20-25 gelir vergisi uygulanacak. Üzerine sigorta, amortisman ve diğer giderler de bindiğinde bu işin yapılması mümkün değil. Bu durumda esnafın kontak kapatması kaçınılmaz olur. Esnaf iflas eder, taksimetreler kapanır, korsan taşımacılık patlar. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sesleniyorum: Kayıtlı esnafın üzerine yük bindirmek yerine, her gün milyonlarca lira kazanan korsan taşımacılıkla mücadele edilmeli. Bu araçların kayıtları devletin elinde mevcut. Oradan sağlanacak gelir, esnafı bitirecek bu düzenlemeden çok daha fazla yararlı olur. Sayın Cumhurbaşkanımızın esnafın sesini duyacağına, bu yanlışın düzeltileceğine ve makul bir vergi düzenlemesi getirileceğine inancımız tamdır” ifadelerini kullandı.
‘SİSTEM BASİTLEŞTİRİLSİN’
Esnafı mevcut vergilerin zorladığını belirten Bornova Oto Tamircileri Odası Başkanı Bülent İşçi, “İzmir’deki sanayi sitelerinde oto tamirciliği yapan esnafımızın büyük bölümü zaten basit usulde vergilendirilmiyor. Çünkü bu iş küçük rakamlarla dönen bir iş değil. Parça fiyatları ve işçilik ücretleri çoğu zaman basit usul kriterlerini aşıyor. Bu nedenle birçok tamirci yıllardır gerçek usulde vergi veriyor. Bugün sanayi sitelerine baktığınızda, basit usulde kalan oto tamircisi neredeyse yok. O kesim, tek başına çalışan birkaç küçük ustadan ibaret. Bu yüzden düzenlemenin tamirci esnafına etkisi sınırlı olur. Ama yine de o küçük kesimin varlığını ve zorluklarını unutmamak gerekir. Sahayı bilen insanlar olarak değerlendirmelerin yerel koşullara göre yapılmasını önemsiyoruz. Zaten bu ekonomik koşullarda esnafımız farklı vergi kalemleriyle zorlanıyor. Vergi oranlarını düşürerek sistemi sadeleştirmek gerekiyor. Aksi takdirde, çok sayıda muhasebe ve vergi işlemi, meslek erbaplarını kendi işinden koparıyor” şeklinde konuştu.
‘FİLİZLER SOLDURULMASIN’
Zor durumdaki esnafa yüklenmek yerine ona kol kanat gerilmesi gerektiğini belirten İzmir Lokantacılar Odası Başkanı Doğan Kılıç, “Lokantacılık bizim işimiz, bizim ekmeğimiz. Ama bu iş sadece güzel yemek yapmakla dönmüyor. Lokantalarımızın insan hareketinin yoğun olduğu çarşılarda, sanayi sitelerinde, merkezi konumlarda olması gerekiyor. Bu yerlerde kiralar yüksek, giderler ağır. Elektrik, su, personel maaşı, gıda tedariki derken ciddi bir yük altındayız. Bu tarz yerlerde tek kişiyle, birkaç kap yemekle işletme yürütmek mümkün değil. Fazla personel çalıştırıp, çok müşteriye hitap ederek, sürümden kazanarak ayakta kalabiliyoruz. Bu nedenle İzmir’deki birçok lokantamız basit usulde değil, gerçek usulde vergilendiriliyor.
Ama asıl mesele başka. Ülke genelinde milyonları bulan küçük esnaf içinde, yaklaşık 810 bin kişi basit usulde vergilendiriliyor. Günü kurtarmaya çalışan, haftasını zor getiren, henüz palazlanmamış, yolun başındaki bu mini minnacık esnaf çoğu zaman tek başına dükkanını çeviriyor.
Şimdi, bu esnaf daha nefes almadan, daha yeni yeni piyasaya tutunmaya çalışırken yüklenirsek, o minicik işletmeleri kaybederiz. Bu sadece onların değil, girişimciliğin de önünü kesmek olur. Bizim görevimiz onlara kol kanat germek. Yaşasınlar ki zamanla güçlensinler, büyüsünler, gerçek usule geçebilecek duruma gelsinler. Filizlenmeleri erken soldurulmasın. Onlar yaşarsa, piyasa dengeli olur, ekonomi tabandan can bulur. İnanıyoruz ki bu hassasiyet, karar vericiler nezdinde de karşılık bulacaktır” ifadelerini kullandı.