A
Admin
Yönetici
Yönetici
Almanca Soruşturması Ne Zaman, Nasıl Kapatıldı?
Güreş’in adı, geçtiğimiz yıllarda olağan dışı yüksek bir Almanca dil puanı aldığı iddialarıyla gündeme gelmişti. Almanca eğitimi olmayan, akademik çalışmaları bu dil üzerine bulunmayan Güreş’in sınavda elde ettiği sıra dışı sonuç, “akademik liyakat” tartışmalarını alevlendirmişti. Konu hem ADÜ hem de YÖK tarafından resmi soruşturmalara taşınmıştı.
Ne var ki, bugün gelinen noktada bu soruşturmaların ne zaman, nasıl kapandığı veya gerçekten kapatılıp kapatılmadığı belirsiz. Resmi bir açıklama yapılmadan “soruşturma bitti” algısının oluşturulması, kamuoyunda “üstü mü örtüldü?” sorusunu gündeme getiriyor.
Kadro İlanının Şaibeli Zamanlaması
İddialara göre, Güreş hakkında yürütülen süreç resmen sonuçlanmadan ADÜ yönetimi özel bir doçentlik kadrosu ilanına çıktı. Üniversite kulislerinde bu durum, açıkça “pazarlık” ve “sus payı” olarak yorumlanıyor.
Prof. Dr. Cemal İyem’in, soruşturmalar tamamlanmadan kadro ilanına onay vermesi tepkilerin merkezinde. Akademik çevrelerde “Bu kadro liyakat değil, sadakat belgesidir” sözleri yankılanıyor.
Cevap Bekleyen Sorular
Almanca sınavı soruşturması gerçekten kapandı mı, kapandıysa hangi tarihte ve hangi raporla?
Soruşturması devam eden bir akademisyene neden ivedilikle kadro ilanı açıldı?
Kadro ilanının soruşturmalarla aynı döneme denk gelmesi tesadüf mü?
657 sayılı kanunun öngördüğü tarafsızlık ve eşitlik ilkesi bu tabloda nasıl korunmuş oluyor?
Kamu Vicdanı Tepkili
Üniversitenin bilim üretmesi ve liyakati öncelemesi gerekirken, pazarlıkla kadro verilmesi ve tartışmalı dil puanı skandallarıyla anılması, hem öğrenciler hem de akademisyenler için utanç verici bir tablo yaratıyor. YÖK ve ilgili denetim organlarının, soruşturmaların hangi aşamada kapatıldığını da içine alacak şekilde süreci şeffaf biçimde açıklaması, kamu vicdanı açısından hayati önem taşıyor.
Güreş’in adı, geçtiğimiz yıllarda olağan dışı yüksek bir Almanca dil puanı aldığı iddialarıyla gündeme gelmişti. Almanca eğitimi olmayan, akademik çalışmaları bu dil üzerine bulunmayan Güreş’in sınavda elde ettiği sıra dışı sonuç, “akademik liyakat” tartışmalarını alevlendirmişti. Konu hem ADÜ hem de YÖK tarafından resmi soruşturmalara taşınmıştı.
Ne var ki, bugün gelinen noktada bu soruşturmaların ne zaman, nasıl kapandığı veya gerçekten kapatılıp kapatılmadığı belirsiz. Resmi bir açıklama yapılmadan “soruşturma bitti” algısının oluşturulması, kamuoyunda “üstü mü örtüldü?” sorusunu gündeme getiriyor.
Kadro İlanının Şaibeli Zamanlaması
İddialara göre, Güreş hakkında yürütülen süreç resmen sonuçlanmadan ADÜ yönetimi özel bir doçentlik kadrosu ilanına çıktı. Üniversite kulislerinde bu durum, açıkça “pazarlık” ve “sus payı” olarak yorumlanıyor.
Prof. Dr. Cemal İyem’in, soruşturmalar tamamlanmadan kadro ilanına onay vermesi tepkilerin merkezinde. Akademik çevrelerde “Bu kadro liyakat değil, sadakat belgesidir” sözleri yankılanıyor.
Cevap Bekleyen Sorular
Almanca sınavı soruşturması gerçekten kapandı mı, kapandıysa hangi tarihte ve hangi raporla?
Soruşturması devam eden bir akademisyene neden ivedilikle kadro ilanı açıldı?
Kadro ilanının soruşturmalarla aynı döneme denk gelmesi tesadüf mü?
657 sayılı kanunun öngördüğü tarafsızlık ve eşitlik ilkesi bu tabloda nasıl korunmuş oluyor?
Kamu Vicdanı Tepkili
Üniversitenin bilim üretmesi ve liyakati öncelemesi gerekirken, pazarlıkla kadro verilmesi ve tartışmalı dil puanı skandallarıyla anılması, hem öğrenciler hem de akademisyenler için utanç verici bir tablo yaratıyor. YÖK ve ilgili denetim organlarının, soruşturmaların hangi aşamada kapatıldığını da içine alacak şekilde süreci şeffaf biçimde açıklaması, kamu vicdanı açısından hayati önem taşıyor.